Cumhuriyetçi Türk Partisi

Parti Programı

GİRİŞ

 

Günümüz dünyası büyük değişimlere sahne olmaktadır. Bu büyük değişimler bir yandan yeniden oluşan bir siyasal biçimlenişi diğer yandan ekonomik bütünleşmeyi getirmektedir. Pek çok ülke yeniden şekillenen dünya üzerindeki konumlarını yenilemekte, kendilerini bu oluşuma göre düzenlemeye çalışmaktadır.

 

Dünya siyasal arenasında meydana gelen değişiklikleri doğru yorumlamak, parti programının geleceği aydınlatmada ve yeniden oluşturmada bir yöntem sunmasını sağlayacaktır.

 

Çağımız aşırı silahlanma ve nükleer felaket tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bunun yanında dünyanın ekolojik dengesinin gittikçe bozulması, çevre kirliliğinin artması insanlığın geleceğine ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bilimsel ve teknolojik ilerlemenin ulaştığı boyut, sınırlar ötesi bir hareket imkanı yaratmakta, iletişimin yaygınlaşması dünyanın küçülmesine olanak sağlamaktadır.

 

Dünyada yeni oluşum süreci ciddi bir gerçeklik halini alırken, ülkeler kendilerini, yeni kümeler halinde bütünleştirme yoluna gitmektedirler. Bu arada, dünyanın çeşitli bölgelerinde görülen aşırı milliyetçi ve ayrılıkçı gelişmeler ve ekonomik geri kalmışlık günümüz dünyasının aşılması zorunlu çelişkileri olarak değerlendirilmektedir.

 

İçinde yaşanan çevreyi, kültürel ve tarihsel birikimi korumak ve geliştirmek önemli bir hedef olarak insanlığın önünde duruyor. Bunu yaparken insanın refahını sağlamak ve geliştirmek, sosyal adaleti sağlamak, toplumsal yaşamın her alanını demokratikleştirmek ve katılımcılığı demokrasinin temel unsuru olarak yaygınlaştırmak, devlet mekanizmasını düzenleyip demokratikleştirmek, sonuç olarak insanın gelişmesi ve özgürleşmesi için her türlü olanağı yaratmak ilerici siyasi partilerin görevi olmaktadır.

 

CTP, dünyadaki gelişmeleri ve kendi toplumumuzun özelliklerini dikkate alarak, kendi ilkeleri ışığında, Kıbrıs Türk Toplumunun Federal bir Kıbrıs çatısı altında yeniden şekillenen dünyada iyi bir yer alması için gerekli çabayı ortaya koyacaktır.

 

Adamız coğrafi konumu nedeniyle yüz yıllardır sürekli olarak dünyanın dikkatini çekmekte ve bölgeye hakim olmak isteyen güçlerin sıçrama tahtası olarak kullanılmaktadır.

 

Orta Doğu petrolüne ve ticaret yollarına hakim bir konumda olması ve dünyanın geçmiş şekillenişi bağlamında Kıbrıs’ın askeri üs olarak kullanılabilmesi amacıyla, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar arasındaki etnik farklılıklar başta olmak üzere her türlü farklılık kışkırtılarak çatışmaya dönüşmesi sağlanmıştır. İki toplumun karşılıklı güvensizlikleri ile beslenen bu çatışmalar Kıbrıs sorununu bugünkü karmaşık durumuna ulaştırmıştır.

 

Adamızın ve toplumumuzun bugünkü konumuna baktığımız zaman Enosis ve Taksim tezlerinin yarattığı çatışmanın sorunu sağlıklı bir çözüme ulaştıramadığını görmekteyiz. Aksine sorun her geçen gün daha da içinden çıkılmaz hale gelmekte, özellikle Kıbrıs Türk Toplumunu yok edici boyutlara ulaşmaktadır.

 

CTP, Kıbrıs Türk Toplumunun refahı ve mutluluğu için; varlığının, kimliğinin, özgürlüğünün, güvenliğinin, kendi kendini yönetme hakkının ve demokrasinin korunması ve geliştirilmesi için Kıbrıs sorununun çözülmesi gerektiğine inanmaktadır.

 

Şimdiye kadar izlenen yol bunların gerçekleşmesine imkan tanımamıştır. Kıbrıs Türk Toplumunun kültürel değerlerinin, varlığı ve kimliğinin eridiği bir süreç yaşamaktayız. Bugün kendini yönetme hakkının tam olarak gerçekleşemediği, hukukun üstünlüğünün sağlanamadığı bir siyasi durum yaratılmıştır.

 

Bunu aşmanın yolu toplumsal ve demokratik haklarımıza sahip çıkarak ülkemizdeki sorunu federal bir çözüme ulaştırmaktan geçiyor.

 

CTP, bu nedenlerle Kıbrıs Türk Toplumunun haklarının gerekli anlaşmalarla güvence altına alınacağı iki toplumlu, iki bölgeli, toplumların siyasi eşitliğine dayalı, Federal Kıbrıs Cumhuriyetinin kurulmasını savunmaktadır.

 

 

TEMEL İLKELER

 

CTP, insanlığın tarihsel ve politik birikimini dikkate alarak politikasının merkezine insanın özgürleşmesini ve mutluluğunu koyar.

 

CTP, Kıbrıs Türk Toplumunun varlığının ve kimliğinin korunup geliştirilmesi için, refah ve mutluluğunun sağlanması için mücadele eder.

 

CTP, iki toplumlu, iki bölgeli ve toplumların siyasi eşitliğine dayalı Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bütün bir vatan olarak kazanılması için mücadele eder.

 

CTP, toplumumuzun kendi kendini yönetme hakkını her türlü dış karışmacılığa, militarizme, ırkçılığa, şovenizme, faşizme ve gericiliğin her türlüsüne karşı savunur.

 

CTP, demokrasinin toplumsal yaşamın her alanında yaygınlaşması ve gelişmesi için çalışma yapar. CTP demokrasinin bir yaşam biçimi ve siyasal varoluşun vazgeçilmez koşulu olmasından hareketle, kişi hak ve özgürlüklerine yönelik her türlü kısıtlama ve sınırlamaya karşı mücadele eder. CTP, hukukun üstünlüğü ve sosyal adalet ilkelerinin egemen kılınmasını savunur.

 

CTP, yaşanabilir bir çevre ve dünya için, yurdumuzda, bölgemizde ve dünyada barış için mücadele eder.

 

CTP, cins ayrımcılığına karşı mücadele eder, kadınların ve gençlerin aktif politik yaşamda yer alması için çaba harcar.

 

CTP, yukarıdaki ilkeler ışığında, ezen-ezilen, sömüren-sömürülen, yöneten-yönetilen gibi eşitsiz ilişki biçimlerinin ortadan kalktığı çoğulcu bir toplumsal yapılanmayı savunan; demokratik hak ve özgürlüklerin toplumsal yaşamı belirlediği, yurttaşların, örgütlü, katılımcı bir anlayışla yönetime katıldığı ve onu paylaştığı bir sivil toplum düşüncesinden hareket eden çağdaş, demokratik, özgürlükçü, sosyalist bir partidir.

 

CTP, ilkeleri çerçevesinde yerel ve evrensel düzeyde dayanışmayı ve işbirliğini savunur.

GENEL POLİTİK ÇİZGİMİZ

 

 KIBRIS SORUNU

 

CTP, Kıbrıs sorununun BM gözetiminde gerçekleşecek görüşmeler yoluyla iki toplumlu, iki bölgeli ve toplumların siyasal eşitliğine dayalı Federal Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla çözülebileceğine inanır ve bunun için mücadele eder.

 

1977 ve 1979 Doruk anlaşmalarının ve bugüne kadar taraflarca verilen uluslararası taahhütlerin bağlayıcılığına inanır. 1960 Londra ve Zürih anlaşmalarının toplumumuza getirdiği haklara sahip çıkarak, Türkiye ve Yunanistan’ın 1960 anlaşmalarından doğan garantörlük statülerinin devamından yanadır.

 

CTP, Federal Kıbrıs’ın başta AB (Avrupa Birliği) olmak üzere çağdaş ve gelişmiş dünya ile yakın işbirliğini savunur. Çözümden sonra Federal Kıbrıs’ın Avrupa Birliğine tam üyeliğini hedefler.

 

CTP, çözüm sürecinde güven ortamının gelişmesi için tarafları içtenlikle işbirliğine çağırır. Bu çerçevede ‘güven artırıcı önlemlerin’ her iki toplumda varolan güvensizliğin ortadan kalkması, karşılıklı hoşgörü, anlayış ve iletişim ortamının yaratılması bakımından önemli olduğunu vurgular.

 

CTP, bulunacak adil bir çözümün ve AB üyeliğinin getireceği yeni şartlarda toplumumuzun hızla kalkınacağına inanır. Aynı zamanda bu şartların, iki toplum arasındaki işbirliği ve güven ortamının yerleşmesine ve iki toplum arasındaki kalkınmışlık farkının giderilmesine katkı koyacağına inanır.

 

Güven ortamının yerleştiği oranda adanın aşamalı olarak askerden ve silahtan arındırılmasını savunur. Kıbrıs üzerinden, bölge ülkelerinden herhangi birinin askersel tehdit altında bulundurulmasına karşı çıkar.

 

CTP, her iki toplumun, hem kendi özgür iradeleriyle ortak bir devlet kurma sürecinde hem de Federal Cumhuriyet kurulduktan sonra birbirlerinin meşru çıkarlarına, etnik varlıklarına, dillerine, kültürlerine, tarihsel geçmişlerine karşılıklı anlayış ve saygı göstermeleri gerektiğine inanır. Toplumlar arasında işbirliği ve güven ortamının yaratılıp, geliştirilmesi için bunu zorunluluk olarak görür. Kurulacak Federal Cumhuriyetin yaşayabilmesi için egemenliğin paylaşılması ve ortak yönetim bilincinin kökleşmesi gerektiğine inanır ve bunun için çaba gösterir.

 

CTP, enosisçi, taksimci, ayrılıkçı ve hegemonyacı tüm yaklaşımları reddeder.

 

CTP, çözüm sürecine toplumsal dinamiklerin etkin katılımını savunurken, toplumlararası teması engellemeye veya kısıtlamaya yönelik her türlü girişimi kınar.

 

CTP, bulunacak çözümün demokratik bir ortamda iki toplumun onayına sunulmasını ister.

 

 

 

 

 

KIBRIS TÜRK TOPLUMUNUN ÖZYÖNETİMİ

 

CTP, KKTC’nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti yapısına kavuşturularak Kıbrıs Türk Toplumunun çağdaş bir yönetim altında yaşaması için uğraş verirken, KKTC’yi taksimci ülkülerine bir sıçrama tahtası yapmak isteyenlere karşı mücadele etmeyi sürdürür.

 

CTP, KKTC’nin dış karışmacılıkla, dıştan yönetilmesine karşı etkin bir mücadele verirken sürekli nüfus aktarımlarıyla toplumun Kıbrıslı kimliğinin eritilmesine karşı çıkar, bu süreci kesintiye uğratmak için çaba harcar.

 

CTP, Kıbrıs Türk Toplumunun federal cumhuriyeti oluşturacak siyasal varlıklardan (entite) biri olarak federal cumhuriyet kurulduktan sonra da KKTC veya Kıbrıs Türk Federe Devleti veya Kıbrıs Türk Eyaleti veya başka bir ad altında kendi öz yönetimini sürdürmesini federal yapının bir gereği sayar.

 

 

TC İLE İLİŞKİLER

 

CTP, Türkiye Cumhuriyeti ile karşılıklı çıkara ve saygıya dayanan bir ilişki kurulmasından yanadır. Bu anlayışın, çözümden sonra da Federal Anayasaya uygun olarak devamını öngörür.

 

CTP, Kıbrıs Türk Toplumunun kendi gelişmesini önleyecek her türlü dış müdahaleye karşıdır.

 

Kıbrıs Türk Toplumu ile Türkiye arasındaki ilişkilerde karşılıklı saygıyı gözetirken, Kıbrıs Türk Toplumunun iç işlerine müdahale edilmesine karşı mücadele edecektir.

 

Bu çerçevede Türkiye kamuoyunu aydınlatmayı ve dayanışma geliştirmeyi görev bilmektedir.

 

 

NÜFUS, VATANDAŞLIK VE KAÇAK İŞÇİ

 

Sağlıklı politikaların üretilebilmesi için nüfusla ilgili verilerin toplumun bilgisinde olması bir gerekliliktir.

 

Uluslararası normlardan uzak, günlük çıkar ilişkileri nedeniyle yapılan nüfus aktarımları Kıbrıs Türk Toplumunun iradesinin şekillenmesini engellemekte, varlığını tehlikeye sokmaktadır.

 

CTP, gelişigüzel verilen yurttaşlıklarla toplumsal irademizle oynanmasını kabul edilmez bulmaktadır.

 

CTP, kaçak işçi akımının ivedilikle durdurulmasını, gerekli işgücünün belirli süreler ve kurallar çerçevesinde yurda gelmesini öngörür.

 

Yeni ve yasal yurttaşlıkların Kıbrıs sorununun çözümüne engel olmamasını isterken, bulunacak bir çözümde anlaşılacak kriterler ve uluslararası normlar çerçevesinde bu yurttaşların mağdur olmamalarını savunur.

 

 

 

KIBRISLI TÜRKLERİN GÖÇÜ

 

Kıbrıs sorunun çözümsüzlüğü, siyasal, ekonomik istikrarsızlık ve KKTC’ye kontrolsüz nüfus akışı Kıbrıs Türklerinin yoğun göçüne neden olmaktadır.

 

Bu sorun Kıbrıs Türk toplumunun erimesini getirirken, Kıbrıs sorunundaki çıkmazı derinleştirmektedir.

 

CTP, Kıbrıslı Türklerin göç etmesine neden olan bu etmenlerin ortadan kaldırılmasını savunurken, göç edenlerin geri dönmesi için gerekli sosyal ve ekonomik tedbirlerin alınmasını öngörmektedir.

 

 

ANAYASA

 

CTP Anayasanın günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesini, kişi hak ve özgürlüklerinin önündeki engellerin kaldırılmasını hedefler.

 

CTP, Anayasanın toplumumuzun kendi kendini yönetme hakkını engelleyen maddelerinden arındırılıp demokratik bir içeriğe kavuşturulması için uğraş verir.

 

 

DEVLET YÖNETİMİ

 

Demokrasiye, sosyal adalete, hukukun üstünlüğüne, sosyal ve laik devlet anlayışına sahip bir parti olarak; toplumumuzun, en geniş anlamı ile halk iradesine dayalı temsili ve katılımcı demokrasiyi bütün kurumları ile yaşamaya layık olduğunun bilincinde olarak:

 

CTP, sosyal ve siyasal yaşamı militarist etkilerden arındırıp sivil bir toplum anlayışını yerleştirmek için kesintisiz bir şekilde mücadele eder. Bu çerçevede polisin sivil otoriteye bağlanması için uğraş verir, Anayasanın geçici 10. maddesinin kaldırılarak devlet yönetiminin güçler ayrılığı ilkesine uygun olarak yeniden düzenlenmesini öngörür.

 

CTP, haberleşme ve haber alma özgürlüğünün geliştirilmesini öngörür.

 

CTP, toplumun ve bireyin özgürleşmesi için insan hak ve özgürlüklerinin uluslararası normlarda uygulanmasını savunur.

 

CTP, hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen kılınması gerektiğine inanır. Yargının bağımsızlığı, iktidarın icraatlarının yargı denetiminde olması, yurttaşların özgürlüklerinin güvence altında olması ve hak aramada eşitlik ve hızlılığın sağlanması, çıkarılan yasaların belli bir zümrenin çıkarlarını değil yurttaşların tümünün çıkarlarını koruması için mücadele eder.

 

CTP, devletin yurttaşlara her alanda eşit yaklaşmasını savunurken, “devlet için insan” anlayışını değil, “insan için devlet” anlayışını benimsemektedir. Bu çerçevede devletin toplumsal kalkınma, ilerleme ve huzurlu bir yaşam için gerekli işlevlerini yerine getirmesini savunur.

 

 

YASAMA

 

CTP Meclisi demokratik yaşamın en üst organı görür. Yasa yapma ve yürütme organlarını denetleme yetkisi Meclisindir. Bu çerçevede Meclisin dışında ve üstünde sivil otoriteye karşı yetki kullanılmasına karşıdır.

 

Siyasal yaşamın en üst organı olan Meclis çalışmalarına da halkın katılımının sağlanması gerektiğine inanan CTP, yurttaşlara siyasal partiler yanında sivil toplum örgütleri aracılığıyla öneri sunma ve önerileri tartışma olanağının verilmesini savunur.

 

 

YARGI

 

CTP, yargının her türlü etkiden arındırılarak, bağımsızlığının korunup, geliştirilmesini savunur.

 

Yargının ve hukuk düzeninin, geleneklere bağlı, eskiyi koruyan bir anlayışla değil, günün ihtiyaçlarına cevap verecek bir düzenlemeyle siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimin önünü açması gerektiğine inanır.

 

CTP adaleti herkes için savunurken, yargının hızlı ve kolay çalışan bir yapıya kavuşturulmasını öngörür.

 

 

KAMU YÖNETİMİ

 

CTP, kamu yönetiminin bilgi, verimlilik, yeterlilik ve demokratik katılımcılık temelinde yeniden yapılandırılması gerektiğine inanır. Tayin, atama, terfi ve cezalandırmanın bu kriterlere göre yapılmasını öngörür. Kamu yönetiminin partizanlıktan arındırılıp, bürokratik engellerin kaldırılıp, etkin ve hızlı hizmet verebilecek bir duruma getirilmesini hedefler.

 

CTP, kamu yönetimi tarafından yapılan işlemlerin, özel yaşamın gizliliği ilkesi gözetilerek ve kişi onuru rencide edilmeden, halkın bilgisine getirilmesi gerektiğine inanır.

 

 

YEREL YÖNETİMLER

 

CTP, çağdaş demokrasinin doğrudan uygulanabileceği alanlar olan yerel yönetimlerin bir yandan katılımcı bir anlayışla çalışması, diğer yandan da toplumsal denetime açık olması gerektiğini vurgular.

 

CTP, yerel yönetimlerin insan sağlığının ve çevrenin korunmasında, hizmetlerin çeşitlendirilmesinde ve artırılmasında, çağdaş yerel yapılanmaların oluşmasında duyarlı ve etkin davranmaları gerektiğine inanır. Bu amaçla yerel yönetimlerin yetki ve mali kaynaklarının artırılması için çaba harcar.

 

CTP, ortak çevre ve yurt sevgisi bilinciyle yerel yönetimlerin yerel ve evrensel düzeyde işbirliğini savunur.

 

 

GÜVENLİK

 

İç Güvenlik

 

CTP Polis Teşkilatının sivil otoriteye bağlanmasını savunur. Polis teşkilatının insan haklarına saygılı, demokratik kurallara uygun davranan, bilgi ve teçhizat bakımından yeterli bir teşkilat olması için çaba harcar.

 

CTP, polislerin çalışma koşullarını, hizmet içi eğitimlerini, terfi ve tayin mekanizmalarını iyileştirmeyi hedefler.

 

Dış Güvenlik

 

CTP toplumların kendi güvenliklerinin sağlanmasının bir diğeri için tehdit unsuru olmaması gerektiğine inanır, adada silahlanmanın durdurulması gereğini savunur.

 

 

TOPLUMUN ÖRGÜTLENMESİ VE YÖNETİME KATILIMI

 

CTP, demokrasinin bir yaşama biçimi, bir kültür olarak yerleşip gelişmesi için, toplumu oluşturan çeşitli katmanların siyasal, sosyo-kültürel ve ekonomik özelliklerine göre örgütlenmelerini ve toplum yönetimine katılmalarını savunur. Bu çerçevede demokratik katılımın önündeki yasal engellerin kalkması için çalışırken, toplumu ilgilendiren her konunun özgürce tartışılmasını amaç edinir.

 

Siyasal Partiler

 

CTP, çoğulcu, demokratik, parlamenter rejimin temel ve vazgeçilmez öğesi olan partilerin, devlet yönetimine katılmanın temel örgütlenme biçimi olduğu ilkesinden hareketle, parti çalışmalarının kolaylaştırılması, yurttaşların partilerde örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine inanır. Parti üyeliğinin “ayrıcalıklı uygulamaya” gerekçe olmasını engelleyecek önlemlerin alınmasını savunur.

 

CTP, toplumun önemli bir kesimini oluşturan kamu görevlilerinin partilerde görev alıp çalışmalarını engelleyen yasal engellerin kaldırılmasını; kamu görevlilerinin siyasal yaşamda aktif, kamu yönetiminde tarafsız olması için yeni düzenlemeler yapılmasını hedefler.

 

CTP kadınların ve gençlerin siyasi partilerde daha çok yer almalarının ve siyasi yaşamda daha etkin olmalarının sağlanması için özel çaba gösterilmesi gerektiğine inanır.

 

Sendikalar

 

CTP, çalışanlar için yaygın ve engelsiz bir sendikalaşmayı öngörür. Sendikaların hak arama işlevlerine, grev, toplu sözleşme ve örgütlenme haklarına getirilen kısıtlamaları kaldırmayı hedefler.

 

Sendikalarla, özellikle üretimin yeniden ve sağlıklı örgütlenmesi, verimliliğin artırılması ve gelir dağılımının adaletli olarak düzenlenmesi için sürekli işbirliğine gidilmesini ve bunun mekanizmalarının oluşturulmasını savunur.

 

DEVAMI

Comments are closed.